ALTIN YUMURTA

Yarışma Senaryoları

Gençlik (18 – 40)

Ersin Aktaş 1999 yılında İstanbul’da doğdu. Bankacı bir baba ve öğretmen bir annenin ikinci çocuğu olarak Beşiktaş’ta büyüdü. Orta halli bir aileye mensup Ersin devlet okulunda okudu ancak sınırlı imkanlara rağmen yoksul bir çocukluk geçirmedi. Ailesinin eğitime verdiği önemin etkisiyle okul hayatı boyunca yüksek başarı gösterdi. Robotlar ve makine öğrenmesi hakkında takip ettiği Youtube kanallarının etkisiyle bu konular üzerine çalışabileceği bir üniversite bölümünü tercih etmeye karar verdi.

Ersin büyük uğraş ve emekler sonucunda üniversiteyi ilk denemesinde kazandı. Ersin şu an İstanbul Üniversitesi bilgisayar mühendisliğinin son sınıfına devam ediyor. İleride ABD, İngiltere ya da Singapur’da mekatronik üzerine yüksek lisans yapmayı planlasa da yüksek maliyetler Ersin’in gözünü korkutuyor. Buradaki üniversitelerin birinden burs almak için üniversitede ortalamasını yüksek tutmayı başardı. Ancak başvuruların hayli rekabetçi olduğunu biliyor. Ersin’in ailesi yurtdışına burslu gidebilmesi halinde Ersin’in tüm yaşam masraflarını karşılayacağını belirtti. Dolayısıyla Ersin şu an yaşam masrafları dışındaki masrafları karşılamak için plan yapıyor. Türkiye’de kalması halinde ise yüksek lisans yapmayı planlamıyor. Ayrıca imkan olması halinde bir gün Türkiye veya yurtdışında kendi firmasını kurmayı hayal ediyor.

Hem geçimini sağlamak hem de yüksek lisans eğitiminin masraflarını karşılamak için Ersin ikinci sınıftan itibaren İngiltere merkezli bir yazılım şirketi için yarı zamanlı olarak çalışmaya başladı. Önce sadece sınırlı görevler verilse de geçen iki yılda güvenilir bir çalışan olduğunu ispatladığı için yöneticisi Ersin’e daha fazla ve nitelikli görevler vermeye başladı. Bu nedenle Ersin’in kazancı öncelikle hayli sınırlıyken ilerleyen süreçte giderek dolgunlaştı. Ödemeler İngiliz Pound’u üzerinden ve iki haftada bir olacak şekilde düzenli olarak yapılıyor.

İşinden elde ettiği gelirle Ersin henüz ikinci sınıfta ailesinden harçlık almayı bıraktı. Kazandığı parayı ağırlıklı olarak yazılım, donanım, kıyafet ve turizm için harcamaya başladı. İlk kez bu dönemde kredi kartı sahibi olan Ersin yüksek kazanca rağmen borçlarının günden güne artması karşısında şaşırdı. İnternetten indirdiği bir bütçe programı sayesinde başta zorlansa da disiplinli davranarak gelir ve giderlerini kontrol altına almayı başardı. Bütçe uygulamasında yer alan bir ifade dikkatini çekti. Buna göre az veya çok olmasının önemi olmadan gelirinin %10’unu biriktirip yatırıma yönlendirirse uzun vadede önemli bir varlığa sahip olabilirmiş. Ersin bu öneriyi uygulamaya karar verdi. Ancak bütçe programının hangi yatırım araçlarının uygun olacağından veya nasıl bir yatırım dağılımı yapacağından bahsetmemesi nedeniyle bu konuda bilgi alabileceği kaynakları araştırmaya başladı. Ersin yatırım yaparken nelere dikkat etmek gerektiğini ilk kez bu süreçte ayrıntılarıyla düşünmeye başladı.

Ersin okuldan bir arkadaşının önerisiyle Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde yatırım araçlarıyla ilgili düzenlenen bir eğitime katıldı. Bu eğitimde ilk kez yatırım fonlarından haberdar oldu. Yatırım fonları portföy yönetim şirketleri diye fon kurma ve yönetme işine özelleşen şirketler tarafından sunuluyormuş. Fonların da hisse, borçlanma aracı, altın gibi çeşitleri bulunuyormuş. Yatırım fonları yoluyla aynı anda pek çok menkul kıymete yatırım yapılabiliyormuş ve sürekli işlem yapmaya gerek kalmıyormuş. Portföy yöneticileri yatırım fonunun yönetimini fonun stratejisini anlatan izahname isimli belgeye uygun olarak yapmak zorundaymış.

Yatırım fonlarının Ersin’in özellikle hoşuna giden bir yanı da yurtdışındaki varlıklara kolayca yatırım yapma imkanını sağlaması. Anlatılana göre yurtdışındaki varlıklara doğrudan yatırım yapmak normalde hayli maliyetliymiş. Ama bazı fonlar yurtdışındaki varlıklara yatırım yaptığından bu fonlar sayesinde uygun maliyetle yabancı kıymetlere erişmek mümkün oluyormuş. Ersin yurtdışındaki varlıklara yatırım yapma fırsatının kendisi için önemli olduğunu düşünüyor. Çünkü yurtdışında eğitim görmek istediği için yatırımlarının bir kısmının yabancı varlıklarda tutmak istiyor. Buna karşın hangi oranda bunu yapması gerektiğini ve Türk lirası olarak satın alacağı yabancı varlıklara yatırım yapan fonlar üzerinde döviz kuru değişikliklerinin nasıl etkisi olacağını tam olarak kestiremiyor.

Eğitmen TEFAS diye bir platformdan da bahsediyor. Ersin bu platformdan her tür fonun alınabileceğine notlarında yer vermişse de bazı fonların nitelikli yatırımcı denilen bir yatırımcı tipine yönelik olduğunu, diğer yatırımcılar için sınırlandırıldığını da eklemiş. Ayrıca fonla yatırım yaparken fon toplam gider oranı diye bir maliyet ortaya çıkıyormuş. Ama Ersin bunun tam olarak nasıl çalıştığını notlarına dahil etmemiş. Saklama ücreti, işlem komisyonları, araştırma maliyetleri gibi kısa kısa notlar alsa bunlar toplam giderlerin için de mi yoksa değil mi bilemiyor. Maliyetlerin performansa olan etkisini de Ersin henüz tam olarak kavramış değil.

Ersin eğitim sonunda yatırım kavramına ilişkin yeni bir perspektif ediniyor. Önceden yatırımın sadece kısa vadede en yüksek getiriyi sağlamak olduğunu düşünse de bakış açısı artık değişiyor. Ersin yatırımın, yatırımcının kendisine özel hedef ve sınırlamalarına göre uzun vadede uygun yatırım araçlarıyla yapılması gerektiğini öğrendi. Ersin konunun özellikle teknik taraflarına daha da hakim olabilmek için bir yatırım danışmanından destek almaya karar veriyor. Eğitimde yatırım danışmanlarının Türkiye’de aracı kurumlarda çalıştığını öğreniyor. Bunun için bir aracı kurumda yatırım danışmanı olarak çalışan Ceylan’ı arayarak bilgi almak istiyor.

Ersin on yıldan uzun süredir sermaye piyasalarında yatırımcılara yatırım danışmanı olarak hizmet veren Ceylan’dan randevu alarak nasıl yatırım yapabileceğini danışmak istedi. Ceylan’la görüşmesi Ersin’in kişisel bilgileri, gelir ve harcamaları, varlık ve borçları ile gelecekteki hedeflerine ilişkin sorularla başlıyor. Ersin görüşmenin yatırım araçlarının tanıtımından ibaret olacağını düşünse de çalışmaların anlaşılması zor teknik terimlerle başlamamasına hem şaşırıyor hem seviniyor. Oysa finansı sadece ağır matematik ve anlaşılmaz jargondan ibaret saymıştı.

Ceylan her yatırımcının kişisel bir yatırım yönergesi olması gerektiğinden ve bunun düzenli olarak gözden geçirilmesi ve yenilenmesi gerektiğinden bahsediyor. Yatırım yönergesinde yatırımcının kişisel bilgilerine, gelecekteki hedeflerine ve olası sınırlamalarına yer veriliyormuş. Ayrıca yönerge yatırımcının vergi durumuna, yatırım yapacağı süreye, kısa vadeli nakit ihtiyacı nedeniyle yatırımlarını bozdurma ihtimaline, hatta çevresel ve sosyal konulardaki duyarlılığına kadar çeşitli bilgileri de içeriyormuş.

Ceylan yatırım yönergesinin iki önemli öğesinin getiri ve risk olduğundan bahsediyor. Getiri yatırım araçlarından elde edilen yıllık kazancı ifade ederken risk bu getirinin hareketliliğini (volatilitesini) ifade ediyormuş. Getiri aşağı veya yukarı yönlü ne kadar hareket ediyorsa yatırım aracı o kadar riskli (volatil) olarak nitelendiriliyormuş. Bu nedenle değeri hızla değişen yatırım araçlarında kısa vadede bir anda yüksek getiri veya kayıp gerçekleşebiliyormuş. Ceylan sermaye piyasalarında bir yatırım aracı ne kadar riskliyse bundan o kadar çok getiri elde etmeyi beklemenin gerektiğini söylüyor. Genel olarak hisse senetleri daha riskli (fiyatı daha oynak) iken borçlanma araçları (tahvil, bono) daha az riskliymiş (fiyatı daha istikrarlı). Bu nedenle uzun vadede hisseden elde edilen getiri borçlanma araçlarının üstünde oluyormuş. Genel ilke bu olsa da ne kadar risk o kadar getiri ilkesinin istisnalarının olabileceğine de dikkat etmek gerekirmiş. Ceylan kısa vadede yüksek oranda getiri elde etmeyi beklemenin hatalı olduğunun altını çiziyor.

Ersin yatırımcının getiri beklentisinin risk (kapasitesine) göre belirlendiğini öğreniyor. Risk kapasitesi ise hem risk alma istekliliği hem de risk alma becerisine göre belirleniyormuş. Ancak risk alma istekliliği ile risk alma becerisi her zaman uyumlu olmuyormuş. Örneğin yatırımcının risk almak için koşulları el verse de risk alma istekliliği olmayabiliyormuş. Ya da riskli yatırımlar yapmak için hevesli olsa da risk alma becerisi olmayabiliyormuş. Bu nedenle yatırımcı ancak hem risk almaya hevesli hem de risk alma becerisi bulunuyorsa riskli yatırımlarda bulunacak risk kapasitesine sahip olabiliyormuş. Ersin’in bu noktada kafası karışıyor ve kendi risk profilinin ne olduğuna karar veremediğini hissediyor.

Ceylan Ersin’in yeni tanıştığı bu konuları daha kolay anlaması için aşağıdaki gibi bir liste oluşturuyor:
  • Ersin genç, bekar ve sağlıklı. Beklenen yaşam süresi uzun Yüksek risk alma becerisi Yüksek risk alma kapasitesi Yüksek getiri beklentisi
  • Ersin’in dolgun bir geliri var ve yüklü harcamaları yok. Ersin’in herhangi bir borcu yok Yüksek risk alma becerisi Yüksek risk alma kapasitesi Yüksek getiri beklentisi
  • Ersin evli değil ve çocuğu yok. Finansal sorumlulukları az Yüksek risk alma becerisi Yüksek risk alma kapasitesi Yüksek getiri beklentisi
  • Ersin’in (yurtdışına gitmediği takdirde) kısa vadede (5 yıldan kısa) paraya ihtiyacı yok. Varlıklarını uzun süre yatırımda değerlendirebilir Yüksek risk alma becerisi Yüksek risk alma kapasitesi Yüksek getiri beklentisi
  • Ersin yurtdışında yaşamak, kendi işini kurmak gibi isteklere sahip Yüksek risk alma istekliliği Yüksek risk alma kapasitesi Yüksek getiri beklentisi
  • Ersin önceden bir yatırım tecrübesi bulunmamasına rağmen finans ve yatırım alanlarında yeni bilgi ve deneyimlere açık Yüksek risk alma istekliliği Yüksek risk alma kapasitesi Yüksek getiri beklentisi

Görüşmelerinin sonunda Ersin’in risk alma istekliliğinin ve becerisinin yüksek olduğu sonucuna ulaşan Ceylan Ersin’e riskli yatırım araçlarıyla yatırım yapmasının uygun olduğunu belirtiyor. Bu durumda yüksek oynaklığa (volatiliteye) rağmen uzun vadede dolgun getiriler elde etmek mümkün olacakmış. Ceylan fiyatlardaki oynaklık nedeniyle kısa vadede kayba uğrama ihtimali olsa da Ersin’in uzun vadede getirisini artırabileceğini de ekliyor.

Ersin, Ceylan’dan bu bilgileri görselleştirmesini istiyor. Ceylan ortalama bir yatırımcının gençlik, orta yaş ve yaşlılık için uygun fon dağılımını içeren bir tabloyu (Tablo 1) Ersin’le paylaşıyor.

Tablo 1: Risk Profil Tablosu

Dönem

Gençlik

Orta Yaş

Yaşlılık

Yaş Aralığı

18-40

41-64

65 - ∞

Varlık Dağılımı

Yüksek Volatiliteli Fonlar

Orta ve Düşük Volatiliteli Fonlar

Yüksek Volatiliteli Fonlar

Orta ve Düşük Volatiliteli Fonlar

Yüksek Volatiliteli Fonlar

Orta ve Düşük Volatiliteli Fonlar

Min. %50

Max. %50

Max. %60

Min. %40

Max. %10

Min. %90

Ersin Tablo 1’i inceledikten sonra Ceylan’a fon türlerinin nasıl belirlendiğini soruyor. Bunun üzerine Ceylan fon sınıflamalarını gösteren bir diğer tabloyu (Tablo 2) Ersin’le paylaşıyor.

Tablo 2: Yatırım Fonu Türleri

Yüksek Volatiliteli

Hisse Senedi Şemsiye Fonu

Kıymetli Madenler Şemsiye Fonu

Katılım Şemsiye Fonu Türü’nde Fon Unvan Tipi “Altın” ve “Gümüş” ve “Kıymetli Madenler” olanlar

Orta ve Düşük Volatiliteli

Fon Sepeti Şemsiye Fonu

Değişken Şemsiye Fonu

Karma Şemsiye Fonu

Katılım Şemsiye Fonu (Fon Unvan Tipi “Altın” “Gümüş” ve “Kıymetli Madenler” olanlar hariç)

Borçlanma Araçları Şemsiye Fonu

Para Piyasası Şemsiye Fonu

Kapsam Dışı

Serbest Şemsiye Fonlar

Ersin risk profilinde belirlenen sınırlamaları ihlal etmemeye özen göstererek getirisini artıracak fonları seçmeye koyuluyor.